Dr. Hayri Baraçlı
388 kez okundu

Pdf Olarak İndir


F. Kafalı: Hem 28 yıllık akademik hayatınızı hem de çalışma hayatınızı İstanbul’da sürdürdünüz. Burada üretmek, insan yetiştirmek ve organizasyonu yönetmek nasıl bir duygu?

Dr. Hayri Baraçlı: Tüm eğitim hayatımı geçirdiğim İstanbul için çalışmak, İstanbullulara ve yüreği bu kadim şehir için çarpan milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapan bir kurumda hizmet vermek benim için büyük bir mutluluk. Önce öğrenciyken kullandığım otobüsleri yöneten İETT’de, sonra da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yönetici olmaksa mutluluğun da ötesinde bir onur.

F. Kafalı: Şehir için çok yoğun şekilde çalışan bir bürokratsınız. Aynı zamanda Endüstri Mühendisliği alanında önde gelen akademisyenlerden birisiniz. İstanbul’un sorunlarıyla uğraşırken akademik yeteneklerinizin hangilerini daha çok kullanıyorsunuz?

Dr. Hayri Baraçlı: Her işte olduğu gibi, önce sorunları doğru tespit, mevcut durumu analiz ve çözümü formüle etmek gerekiyor. Bunu yaparken kaliteli veriye ve bilgiye dayalı kararlar almak ise vazgeçilmez. Sonrasında da doğru organizasyon, iyi koordinasyon ve sürecin kontrolü. Kısacası, ister büyük bir şehir için isterse basit bir üretim hattı için olsun, her şeyin bir matematiği var ve işte bu, benim işimi kolaylaştırıyor.

F. Kafalı: Pek çok büyük şehre baktığımızda, akşamın erken saatlerinde sokakların tenhalaştığını, yaşamın yavaşladığını gözlüyoruz. İstanbul sadece bu yönüyle bile onlardan ayrışıyor. Her zaman hareketli, hiç uyumayan bir şehirde, siz durup şöyle bir dinlenebiliyor musunuz?

Dr. Hayri Baraçlı: Sayın Başkanımızla beraber yoğun olarak çalışıyoruz, doğru ama ülkemizin ve İstanbul’un vizyonu yani toplumumuzu görmek istediğimiz yer, bizim çok çalışmamızı gerektiriyor. Bu sadece İstanbul’un dinamik bir şehir olmasından kaynaklanmıyor. Türkiye değişimi ve gelişmeyi hızlı yaşayan bir ülke. Bunu bir avantaj olarak görüyorum. Peygamberimizin “İki günü denk olan ziyandadır” hadisini de daima akılda tutmamızda fayda var. Bu bize çalışmalarımızın niceliğinden ziyade, niteliğini yani kalitesini de her geçen gün artırmamız gerektiğini hatırlatıyor.

E. Pehlivan: Sizi dinlerken kendimi dersin akışına dalmış bir öğrenci gibi hissettim.

Konu kaliteye gelmişken, son zamanlarda sıkça kulaklarımıza çalınan Akıllı Şehir kavramı, popüler ama zayıf bir kavram mı, nihayetinde şehirlilerin yaşam kalitesini artırabilir mi?

Dr. Hayri Baraçlı: Evet, arama motoruna “akıllı şehir” yazdığınızda, ekrana milyonlarca içerik geliyor. Bu yönüyle popüler bulabilirsiniz ama bence her vakit değişimin odak noktası olan şehirler için popülaritenin ötesinde, akıllı şehir, gerçek ihtiyaçlarla teknolojinin buluştuğu bir kavram haline gelmiş durumda. Bugüne dek şehirler için türetilen pek çok kavram oldu. Örneğin, marka kent, rekabetçi şehir, dijital şehir, sürdürülebilir şehir gibi. Akıllı şehir ise her birinin eksikliklerini gideren, odağında sürdürülebilirlik ve insanın yaşam kalitesi olan, şehrin kaynaklarını etkin ve verimli kullanan, yerel yönetim otoriteleri tarafından da kabul edilen kapsayıcı bir kavram. Nihayetinde, yerel yönetim hizmetlerimizi, İstanbulluların yenilikçi karakteri ile buluşturabilirsek, İstanbul hem ruhunu koruyan hem de akıllı şehir çözümlerini kullanan, kendi teknolojisine sahip, dünyanın “yaşam kalitesini en çok geliştiren şehri” olacaktır.

E. Pehlivan: Bunun için kapsamlı bir değişime ihtiyaç var gibi duruyor…

Üzerinde yaşadığımız Anadolu topraklarından belki binlerce medeniyet geldi geçti, bazıları değişimi gördü ve uzun süre varlığını devam ettirdi. Bugün Türkiye inovasyona dayalı yeni üretim yöntemlerine geçmek üzere seferber olmuş, 2023 hedefleriyle cumhuriyetin ikinci yüzyılına hazırlanan bir ülke, İstanbul ise geleceğin gereksinimlerine dayanan altyapı yatırımlarıyla Dünyanın hayranlıkla izlediği, yeniliklere hızla adapte olan, pek çok akıllı uygulamanın kullanımda olduğu, hepsinden önemlisi değişimi gerçekleştirecek genç yetenekli beşeri sermayesini fırsata dönüştürebilecek bir şehir.

F. Kafalı: Siz kitaplarınızda işletmelerin için misyon ve vizyonlarından bahsederken, başarı için hedef birliği, amaç birliği ve dil birliği olması gerektiğine vurgu yapıyorsunuz.

Dr. Hayri Baraçlı: Bir müessesede çalışanlara sorduğunuzda her birinden ayrı şirket vizyonu duyarsanız, oranın herhangi bir hedefe varamayacağını öngörebilirsiniz. Şehir ise orada yaşayan insanlardan oluşur, hemşerilerinin isteklerine göre şekillenir. Akıllı şehir için de başarının yolu da tüm paydaşların ortak bir vizyonu olmasından geçiyor. Ama bu vizyonun, şüphe götürmeyecek şekilde gerçek ihtiyaçlara dayanması, farklı rahatsızlıklara çözüm sağlaması ve bizi hayalimizdeki İstanbul’a ulaştırması gerekiyor.

Geçtiğimiz iki yılda bizi bu hayale ulaştırmak üzere bir Akıllı Şehir Stratejik Planı yapmaya karar verdik ve Türkiye’de ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bir Akıllı Şehir Müdürlüğü kurduk. İştirak şirketlerimizden İSBAK’ı felsefesiyle ve teknolojisiyle akıllı kentler üretecek şekilde yeniden yapılandırdık. Bu siyasi iradenin bu konuya ne kadar önem verdiğinin bir göstergesiydi.

Gurur duyarak söyleyebiliriz ki, global seviyedeki metodolojisi ile, bugünü kolaylaştıran, yarını geliştiren projeleriyle, Teknoloji Mimarisi yapısıyla, yönetişim yapısıyla, yeniliklere hızla adapte olmak isteyen şehirlerimiz için örnek olacak bir çalışmayı tamamladık.

F. Kafalı: İstanbul’un böylesi kapsamlı bir çalışmayı tamamlamış olması özgüvenini, pek çok başarılı uygulaması olmasına rağmen değişime önayak olması ise alçakgönüllülüğünü gösteriyor.

Dr. Hayri Baraçlı: Öyle de olmalı, aksi durumda rahatsızlıkları hafife alıp ve iyileştirmek için gerekli teknolojik araçları kullanmazsanız ve paydaşları ihtiyaç duyulan değişime yöneltmezseniz, şehirde yaşayanlar için yetersiz kalırsınız.

Hem, önümüzde rol model aldığımız, Cumhurbaşkanımızla başlamış olan ve 20 yılı devam eden bir “sosyal belediyecilik” yaklaşımı da varken, Hadis-i Şerifte de buyrulduğu gibi, daima öğrenen, öğreten, dinleyen ve ilmi seven bir anlayışla kurumumuzda zihinsel ve kurumsal değişiklikleri gerçekleştirmek için çalışıyoruz.

Biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak, başkanımız Mevlüt Uysal beyin yönetiminde hızlı karar alan, yeniliklere adapte olan, çözüm odaklı, bürokrasiyi sıfırlayan, daima İstanbullulara kulak veren, yalın bir yönetişim anlayışıyla hareket ediyoruz.

E. Pehlivan: Peki bir şehirde yaşayanları mutlu edecek, huzur sağlayacak hizmetleri nasıl seçiyorsunuz ve tercihinizin doğru olup olmadığını nasıl biliyorsunuz?

Dr. Hayri Baraçlı: Burada kendi kültürümüzden gelen kavramlardan biri “memnuniyet” diğeri de “teveccüh”. Şehirde de memnuniyet karşılıklıdır. Teveccüh için yaptığımız her işte vatandaşımızın hizmetten razı olmasını ummalıyız. Bunu yaparken de aile ve şehir kültürümüze uygun ve yenilikçi çözümler üretmemiz beklenir.

Aynı, çocuklara küçükken ne olmak istediği sorulduğu gibi, şehre ve toplumun da ne olmak istediğine nasıl bir yer olması gerektiğine dair bolca soru sormamız, doğru tercih yapıp gereksiz işlerden kaçınıp, kaynak israfını önlememiz, hizmetlerimizin ardından da beklentilerin karşılanıp karşılanmadığını, vatandaşımızın algısını ölçmemiz gerekir. Ölçülebilir olduğunda da başarı elde edilir.

Bu bakımdan İBB olarak Anahtar Performans Göstergelerini takip etmek, kendi verilerimiz kendi modelimizle, hazır bulmak yerine bir anlamda Ar-Ge yapıp öğrenmek üzere, bir İstanbul Akıllı Şehir Endeksi oluşturduk ve diğer büyük şehirlerimizi, global akıllı şehirlerle genişleterek tekrarlamaya karar verdik. Buradan elde ettiğimiz verilerle, yerel yönetimlerde kurumsal, zihinsel ve kültürel değişimi takip edeceğiz, şeffaf olmak adına açık veri imkânlarını da artırarak her zaman hissettiğimiz diğer şehirlere örnek olma sorumluluğumuzu da yerine getirmiş olacağız.

Tabii, değişimin en önemli parçası vatandaştır, her şey onu tanımaktan başlar. İnşallah, analitik düşünen bir belediyecilik yaklaşımıyla, yapay zekâ, büyük veri gibi inovatif teknolojileri kullanarak sadece bugünün İstanbullular adına mutluluk ve huzuru değil, yeni neslin henüz açığa çıkmamış ihtiyaç ve beklentilerini hatta hayallerini de yakalamayı umuyoruz.

E. Pehlivan: Yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları kurulu üyesi oldunuz (hayırlı olsun). Bu kurulda da akıllı şehir hedeflerini takip edecek misiniz?

Dr. Hayri Baraçlı: Evet, çok yeni bir gelişme ve büyük bir sorumluluk. Türkiye’mizin yerel yönetimler alanında çok önemli hedefleri var. İstanbul’un stratejik planında politikamızı “21. Yüzyılın yerel yönetim anlayışına uygun şekilde şehir hizmetleri sunmak” olarak tanımlamıştık. 21.yüzyıl derken bu dönem 2000-2100 yılları arasını kapsaması ve her zaman yenilikçi şekilde vatandaşlarımıza sunulan hizmetlerin çeşitlendirilmiş olması anlamına geliyor. Burada bizim için kritik yıllar; yerel seçimlerin ardından 10 yıllık süreçte akıllı şehir hedeflerimize ulaşmak için belirlediğimiz 2029 yılı, cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının başlayacağı kalkınma hedeflerini takip ettiğimiz 2023 yılı ve tabii ki marka şehirlerimizle dünyada rekabeti en üst sıraya taşıyacağımız 2053 ve 2071 yıllarıdır.

Bu hedeflere koşarken görevimiz sadece her şeyi doğru yapmak değil, işin içine şehirlerimizin ruhunu katmak da olmalı, böylece gerçekten şehircilikte başarıyı elde etmiş, geçmiş ve gelecek vatandaşlarımızın rızasını kazanmış oluruz.

E. Pehlivan, F. Kafalı: Teşekkür ediyor, yeni görevinizde de muvaffakiyetler diliyoruz.

 

.


Yorum Yazın
(Lütfen karakterleri girin.)
Yorumlar